Nintendo, Japonya'nın en değerli üçüncü şirketi
DS ve Wii'nin rüzgarını arkasına alan Nintendo, dünyanın birçok önemli
pazarında rakiplerini geride bırakırken, Japon borsasında Toyota ve
Mitsubishi'nin arkasından en değerli üçüncü şirket olmayı başardı.
Dünyanın en eski ve en köklü oyun konsolu ve oyun yaratıcısı
şirketlerinden Nintendo, dünyayı kasıp kavuran ürünleri DS ve Wii'nin
gerçekleştirdiği üstün performans sayesinde Japonya'nın en değerli
üçüncü şirketi konumuna yükseldi.
Nintendo, bilinen teknoloji ile yenilik yaratarak ve yeni kullanıcı ara
yüzlerine sahip ucuza mal edilen ürünleri piyasaya getirerek, en ciddi
rakipleri Sony ve Microsoft'u birçok ana bölgede geride bıraktı ve
yeniden piyasanın liderliğini ele geçirdi.
Apple'ın tahtına aday!
Nintendo, Japonya'da portatif müzik ve ev konsolu sektöründe ise
dünyaca ünlü teknoloji markası Apple'ın hemen arkasından geliyor.
Nintendo ve Apple'ın yeni pazarlardaki başarısını karşılaştıran
uluslararası finans devi Goldman Sachs yetkilisi Reuters'a yaptığı
açıklamada, "Biz Nintendo'nun DS lansmanı ve Wii ile yeni pazarlarda
Apple'ın marka değerine ulaşacağına inanıyoruz" dedi.
Nintendo'nun hisseleri, Golden Sachs'ın değerlendirmelerini takiben %2.7'lik artış gösterdi.
DS ve Wii, Nintendo'yu uçuruyor!
Analistlere göre, DS ve Wii'nin gittikçe artan piyasa hakimiyeti
şirketin planladığından daha güçlü hale gelmesine yol açıyor. Nintendo
sattığı konsollardan kar elde etmesi açısından da önemli bir konuma
yükselmiş bulunuyor. Analistler, diğer şirketler konsollarını zararına
satarken Nintendo'nun kar ediyor olmasının, şirketi piyasada nadir
görülen bir pozisyona soktuğuna dikkat çekiyor.
Reuters'in verilerinden yararlanan analistler, Nintendo'nun mevcut
finansal yıldaki işletme karını 2.6 milyar euro (3.6 milyar dolar
dolar) olarak açıklayacağını öngörüyor. Bu değer, firmanın bu yıl için
yaptığı projeksiyondan % 10 daha yüksek.
Bütün bu gelişmelerin sonucunda Nintendo Japonya borsasındaki, otomobil
üreticisi olan Toyota Motor Corp ve ciddi büyüklükteki Mitsubishi UFJ
Finansal Grubu'ndan sonra üçüncü en değerli şirket haline geldi.
Analistler, "Nintendo'nun borsadaki başarısı bir şeyi kanıtlıyor ki, o
da piyasanın Nintendo'nun sürekli gelişimini bir doruk noktası olarak
değil, yükselişin başlangıcı olarak gördüğüdür" yorumunda bulunuyor.
Nintendo, 2007 yılı sonu itibarıyla Wii satışlarının ilk tahminlerin
üzerinde 16.5 milyon birime, DS satışlarının ise yine tahminlerin
üzerinde 26 milyon birime ulaşacağını öngörüyor.
Nintendo, operasyonel karını mali yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın
aynı dönemine oranla 240.2 milyon dolar artırarak net 755,8 milyon
dolara yükseltmişti.
Date: 27 May 2008, Tuesdaypazarında rakiplerini geride bırakırken, Japon borsasında Toyota ve
Mitsubishi'nin arkasından en değerli üçüncü şirket olmayı başardı.
Dünyanın en eski ve en köklü oyun konsolu ve oyun yaratıcısı
şirketlerinden Nintendo, dünyayı kasıp kavuran ürünleri DS ve Wii'nin
gerçekleştirdiği üstün performans sayesinde Japonya'nın en değerli
üçüncü şirketi konumuna yükseldi.
Nintendo, bilinen teknoloji ile yenilik yaratarak ve yeni kullanıcı ara
yüzlerine sahip ucuza mal edilen ürünleri piyasaya getirerek, en ciddi
rakipleri Sony ve Microsoft'u birçok ana bölgede geride bıraktı ve
yeniden piyasanın liderliğini ele geçirdi.
Apple'ın tahtına aday!
Nintendo, Japonya'da portatif müzik ve ev konsolu sektöründe ise
dünyaca ünlü teknoloji markası Apple'ın hemen arkasından geliyor.
Nintendo ve Apple'ın yeni pazarlardaki başarısını karşılaştıran
uluslararası finans devi Goldman Sachs yetkilisi Reuters'a yaptığı
açıklamada, "Biz Nintendo'nun DS lansmanı ve Wii ile yeni pazarlarda
Apple'ın marka değerine ulaşacağına inanıyoruz" dedi.
Nintendo'nun hisseleri, Golden Sachs'ın değerlendirmelerini takiben %2.7'lik artış gösterdi.
DS ve Wii, Nintendo'yu uçuruyor!
Analistlere göre, DS ve Wii'nin gittikçe artan piyasa hakimiyeti
şirketin planladığından daha güçlü hale gelmesine yol açıyor. Nintendo
sattığı konsollardan kar elde etmesi açısından da önemli bir konuma
yükselmiş bulunuyor. Analistler, diğer şirketler konsollarını zararına
satarken Nintendo'nun kar ediyor olmasının, şirketi piyasada nadir
görülen bir pozisyona soktuğuna dikkat çekiyor.
Reuters'in verilerinden yararlanan analistler, Nintendo'nun mevcut
finansal yıldaki işletme karını 2.6 milyar euro (3.6 milyar dolar
dolar) olarak açıklayacağını öngörüyor. Bu değer, firmanın bu yıl için
yaptığı projeksiyondan % 10 daha yüksek.
Bütün bu gelişmelerin sonucunda Nintendo Japonya borsasındaki, otomobil
üreticisi olan Toyota Motor Corp ve ciddi büyüklükteki Mitsubishi UFJ
Finansal Grubu'ndan sonra üçüncü en değerli şirket haline geldi.
Analistler, "Nintendo'nun borsadaki başarısı bir şeyi kanıtlıyor ki, o
da piyasanın Nintendo'nun sürekli gelişimini bir doruk noktası olarak
değil, yükselişin başlangıcı olarak gördüğüdür" yorumunda bulunuyor.
Nintendo, 2007 yılı sonu itibarıyla Wii satışlarının ilk tahminlerin
üzerinde 16.5 milyon birime, DS satışlarının ise yine tahminlerin
üzerinde 26 milyon birime ulaşacağını öngörüyor.
Nintendo, operasyonel karını mali yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın
aynı dönemine oranla 240.2 milyon dolar artırarak net 755,8 milyon
dolara yükseltmişti.
Comments (0) | Add Comment | More
İnternet güvenliği konusunda hizmet veren Sans Internet Storm Center'
araştırmaları sonucunda 66 bin sitenin ziyaretçilerine zararlı
yazılımlar bulaştırmak üzere programlandığını açıkladı. Fakat
'mikrobik' sitelerin birçoğunun bunu yaptığından haberi bile yok.
Virüs bulaşan ve bundan haberi bile olmayan masaüstü bilgisayarlar gibi
güvenlik önlemleri yeterli olmayan web siteleri de dışardan sızarak bu
tip amaçlarla kullanılır hale gelebiliyor. Bunun Türkiye'deki son
kurbanı NTVMSNBC sitesi oldu.
Siteyi ziyaret edenler, Çin'deki bir bilgisayarda çalışan küçük bir
betik uygulamayı tetikliyor ve bilgisayarında kayıtlı şifrelerin
çalınması söz konusu oluyordu. Site kısa sürede bu açığı kapatarak
normal yayına döndü.
Bu şekilde sahibinin haberi bile olmadan ele geçirilen web siteleri ve
kişisel bilgisayarlara 'zombi', bu bilgisayarlardan oluşan gruplara da
'bot net' adı veriliyor.
Bu virüsler kendini gizliyor
Bedava hizmet veren antivirüs ve anticasus uygulamalarının varlığına
rağmen hiçbir tedbir almadan internete bağlanan milyonlarca kullanıcı
çoğu zaman farkında olmadan bu tip ağların parçası haline geliyor.
Yapılan araştırmalara göre kullanıcıların çoğu bilgisayarlarının ve
kaynaklarının bu tip ağlar tarafından sömürüldüğünü hiçbir zaman fark
etmiyor.
Tesadüfen formatlanmak bu cihazların tek kurtuluş yolu olmaya devam
ediyor. Bunun en büyük sebebi güncel virüslerin zombileştirme
çabasından dolayı kendini hissettirmemesi. Eski virüsler bulaştığı
bilgisayarın sahibine kendisini bir şekilde mutlaka gösterir, bir
mesaj, ses ya da resimle varlığından haberdar ederdi. Şimdiki
virüslerse kendinisi gizlemek için elinden geleni yapıyor. Çünkü esas
niyeti gösteriş yapmak değil, bulaştığı bilgisayarı sahibinin
kullanımına sokmak için çalışmak.
Date: 27 May 2008, Tuesdayaraştırmaları sonucunda 66 bin sitenin ziyaretçilerine zararlı
yazılımlar bulaştırmak üzere programlandığını açıkladı. Fakat
'mikrobik' sitelerin birçoğunun bunu yaptığından haberi bile yok.
Virüs bulaşan ve bundan haberi bile olmayan masaüstü bilgisayarlar gibi
güvenlik önlemleri yeterli olmayan web siteleri de dışardan sızarak bu
tip amaçlarla kullanılır hale gelebiliyor. Bunun Türkiye'deki son
kurbanı NTVMSNBC sitesi oldu.
Siteyi ziyaret edenler, Çin'deki bir bilgisayarda çalışan küçük bir
betik uygulamayı tetikliyor ve bilgisayarında kayıtlı şifrelerin
çalınması söz konusu oluyordu. Site kısa sürede bu açığı kapatarak
normal yayına döndü.
Bu şekilde sahibinin haberi bile olmadan ele geçirilen web siteleri ve
kişisel bilgisayarlara 'zombi', bu bilgisayarlardan oluşan gruplara da
'bot net' adı veriliyor.
Bu virüsler kendini gizliyor
Bedava hizmet veren antivirüs ve anticasus uygulamalarının varlığına
rağmen hiçbir tedbir almadan internete bağlanan milyonlarca kullanıcı
çoğu zaman farkında olmadan bu tip ağların parçası haline geliyor.
Yapılan araştırmalara göre kullanıcıların çoğu bilgisayarlarının ve
kaynaklarının bu tip ağlar tarafından sömürüldüğünü hiçbir zaman fark
etmiyor.
Tesadüfen formatlanmak bu cihazların tek kurtuluş yolu olmaya devam
ediyor. Bunun en büyük sebebi güncel virüslerin zombileştirme
çabasından dolayı kendini hissettirmemesi. Eski virüsler bulaştığı
bilgisayarın sahibine kendisini bir şekilde mutlaka gösterir, bir
mesaj, ses ya da resimle varlığından haberdar ederdi. Şimdiki
virüslerse kendinisi gizlemek için elinden geleni yapıyor. Çünkü esas
niyeti gösteriş yapmak değil, bulaştığı bilgisayarı sahibinin
kullanımına sokmak için çalışmak.
Comments (0) | Add Comment | More
Truva atı olarak adlandırılan ve kullanıcı bilgisayarlarına girdikten
sonra kullanıcının kontrolü dışında kod, resim, link dağıtarak hızla
yayılan kötü kodların son generasyonu MSN üzerinden yayılıyor.
Kişisel bilgisayarların dışında, sanal işletim sistemi olarak
adlandırılan ve bir donanımın üzerinde birden fazla işletim sisteminin
çalıştığı makineleri de hedefleyen yeni nesil truva atı, bu yöntemle
bir çığ efekti yaratarak yayılıyor.
İnternet güvenlik şirketi Aladdin'in içerik güvenliğinden sorumlu
bölümü eSafe 18 Kasım 2007 tarihinde saat 18.00'da yaptığı bir
denetlemede 1 yerden yönetilen 500 truva atının, 3 saatten az bir zaman
sonra hızla bulaşarak, binlerle ifade edilen sayılarda PC ve sistemi
etkilediğini tespit etti.
Aladdin eSafe Ürün Müdürü Roei Lichtman, robot yazılımlarla yönetilen
IRC kanallarının da (International Relay Chat- Uluslararası sohbet
ortamları) kullanıcı bilgisayarlarından yayılan truva atının tehdidi
altında kaldığını söyledi. Lichtman MSN'den bulaşan IRC robot yazılımı
şeklindeki Truva atının, 2 türde kötü kod göndererek başka
bilgisayarları da etkisi altına aldığını açıkladı.
Truva atının avantajı sistemler taraından güvenli olarak tanımlanmış
kullanıcılar yolu ile bulaşıyor olması. MSN ya da bu tür programlar
üzerinden yayılan ilk truva atı olmamasına rağmen bu yeni kötükod'un
yayılış şekli çoklu sayıda robot yazılım kullanılarak aynı anda
binlerce bilgisayarı ve sistemi kontrol etmesi ve yeni kurbanlar
araması.
Yeni nesil Truva atının da diğer truva atları ile benzerlikleri var.
Çok amaçlı swiss çakıları gibi çoklu süreçleri başlatabiliyorlar.
Bunların arasında blgisayarınızda bulunan şifrelerin çalınması ya da
istenmeyen spam gönderimleri yapılması da yer alıyor. Bunun için
uzmanlar tanıdıklarınızdan da gelse dosya formatında gelen hiçbir
gönderi ve linkin açılmaması yönünde uyarıyor.
Date: 27 May 2008, Tuesdaysonra kullanıcının kontrolü dışında kod, resim, link dağıtarak hızla
yayılan kötü kodların son generasyonu MSN üzerinden yayılıyor.
Kişisel bilgisayarların dışında, sanal işletim sistemi olarak
adlandırılan ve bir donanımın üzerinde birden fazla işletim sisteminin
çalıştığı makineleri de hedefleyen yeni nesil truva atı, bu yöntemle
bir çığ efekti yaratarak yayılıyor.
İnternet güvenlik şirketi Aladdin'in içerik güvenliğinden sorumlu
bölümü eSafe 18 Kasım 2007 tarihinde saat 18.00'da yaptığı bir
denetlemede 1 yerden yönetilen 500 truva atının, 3 saatten az bir zaman
sonra hızla bulaşarak, binlerle ifade edilen sayılarda PC ve sistemi
etkilediğini tespit etti.
Aladdin eSafe Ürün Müdürü Roei Lichtman, robot yazılımlarla yönetilen
IRC kanallarının da (International Relay Chat- Uluslararası sohbet
ortamları) kullanıcı bilgisayarlarından yayılan truva atının tehdidi
altında kaldığını söyledi. Lichtman MSN'den bulaşan IRC robot yazılımı
şeklindeki Truva atının, 2 türde kötü kod göndererek başka
bilgisayarları da etkisi altına aldığını açıkladı.
Truva atının avantajı sistemler taraından güvenli olarak tanımlanmış
kullanıcılar yolu ile bulaşıyor olması. MSN ya da bu tür programlar
üzerinden yayılan ilk truva atı olmamasına rağmen bu yeni kötükod'un
yayılış şekli çoklu sayıda robot yazılım kullanılarak aynı anda
binlerce bilgisayarı ve sistemi kontrol etmesi ve yeni kurbanlar
araması.
Yeni nesil Truva atının da diğer truva atları ile benzerlikleri var.
Çok amaçlı swiss çakıları gibi çoklu süreçleri başlatabiliyorlar.
Bunların arasında blgisayarınızda bulunan şifrelerin çalınması ya da
istenmeyen spam gönderimleri yapılması da yer alıyor. Bunun için
uzmanlar tanıdıklarınızdan da gelse dosya formatında gelen hiçbir
gönderi ve linkin açılmaması yönünde uyarıyor.
Comments (0) | Add Comment | More
Opera, IE'nin Kaldırılması Yönünde Dava Açtı
Talep: Internet Explorer devre dışı kalsın


Tarayıcı geliştiricisi Opera, Avrupa komisyonuna Microsoft hakkında
şikayette bulundu. Sebep: Microsoft, Internet Explorer'ın Windows'a
entegre olarak gelişini pazar liderliği için kullanıyor.
Ayrıca Internet Explorer'ın web standartlarına uymadığı iddialar
arasında. Opera, komisyona bir hamle yapması konusunda ricada
bulunuyor: Microsoft ya farklı tarayıcılarında sisteme ön yüklü olarak
gelmesini sağlayacak ye da Windows'u Internet Explorer olmadan satışa
sunacak. Bunun dışında Avrupa Komisyonunun Microsoft'u temel ve açık
web standartlarına uymasını sağlaması isteniyor.
Opera şefi Jon şöyle diyor: "Biz bu şikayeti, bir tekelcinin kendileri yerine karar vermesinden bıkan tüketiciler adına yaptık."
Eylül ayında Microsoft bir Avrupa yasası tarafından, Media Player'ı
işletim sistemine illegal olarak entegre ettiği için suçlu bulunmuştu.
Opera bu argümana dayanarak Avrupa Komisyonunu bu durumda da aynı
prensipleri uygulamasını istiyor.
Comments (0) | Add Comment | More
Facebook 'un Arkasında Kimler Var ?

Dünyanın en
popüler sosyal ağı Facebook'u öğrenim gördüğü Harvard Üniversitesi'nde
arkadaşlarıyla iletişim kurmak için oluşturan Mark Zuckerberg, bugün
dünyanın en büyük şirketlerinden birinin CEO'su olarak milyarlarca
dolarlık ekonomik gücü yönetiyor. Zuckerberg, okul atmosferinden kalma
alışkanlıkla, Facebook merkezinde rahat kıyafetler ve terlikleriyle
çalışırken, TV programları ve konuk olduğu etkinliklere aynı şekilde
katılmaktan geri durmuyor.
MICROSOFT GÜÇ VERDİ
Facebook'un değerini yükselten, ekonomik boyutlarını belirleyen aslında
Microsoft oldu. Microsoft, Facebook'un yüzde 1.6'sını 240 milyon dolara
satın alarak şirketin değerini 15 milyar dolara çıkardı. Microsoft'un
iştiraki ile Facebook'un pazar değeri 18 milyar dolara çıktı.
İnternet Stratejileri Danışmanı Atıf Ünaldı'ya göre, Facebook'un yüzde
26'sı ABD ve yurtdışında çok yaygın olaran risk sermayesi şirketlerine
ait. Facebook'a ilk yatırım yapan Peter Theil adlı bir 'melek
sermayesi' şirketi. Peter Thiel, 500 bin dolar vererek Facebook'un
yönetim kuruluna bir üyesini sokmayı başarmış.
KİMİN NE YATIRIMI VAR?
Mayıs 2005'de Accel Partners 12.7 milyon dolar, Nisan 2006'da ise 25
milyon dolar yatırımla Greylock, Meritech Capital Partners Facebook'a
destek oldu.
Son yatırım dilimi ise Ekim 2007'de 240 milyon doları Microsoft'a, 50
milyon doları Asya'nın en zengin adamı olan Çinli milyarder Li
Ka-Shing'e ve son 10 milyon doları ise Marc Samwer, Oliver Samwer,
Alexander Samwer'e ait. Bu yatırımcılar, yönetim kuruluna girerek,
Facebook'ta söz sahibi olmuş durumdalar. Facebook'a bundan sonra ortak
olmak isteyen yatırımcıların, mevcut yönetim kurulundan onay almak
zorunda oluşu, Facebook'un bundan sonraki gidişatını etkileyecek
faktörlerden biri. Yeni gelen risk sermayesi (Venture Capital), melek
sermaye (Angel Capital) ve her türlü yatırım teklifi bu ekibin
değerlendirmesinden geçiyor.
64 MİLYON KİŞİ BURADA
Geçmişi sadece 4 yıla dayanan Facebook'un bugün 64 milyon aktif
kullanıcısı var. Her gün ortalama 250 bin yeni kullanıcının üye olduğu
sitede kullanıcı sayısı son bir yılda iki kat artı. Facebook kullanıcı
profilinin önemli bir bölümü 25 yaş ve üstü. ABD'deki 4 yıllık
üniversitelerde okuyan öğrencilerin yüzde 85'i bu sosyal ağın parçası.
Dünyada hızla kullanımı artan Facebook'u kullanan ülkeler sıralamasında
Türkiye; ABD, Kanada, İngiltere ve Avustralya'dan sonra beşinci sırada
yer alıyor. Facebook'un Türkiye'deki kullanıcı sayısı ise 4.2 milyon.
Reklam sektörünün yeni gözdesi
Facebook, internette reklam yapmak isteyen şirketlerin yeni hedef
mecrası. Türkiye, bu fırsatı çok da verimli kullanamıyor. Bugün Apple,
Nike, Victoria's Secret, Toshiba, Red Bull gibi online reklam kültürünü
çok iyi benimsemiş ve pazarlamada farklılık yaratmış şirketlerin
dışında, geleneksel medyalardan kolay kolay kopamamış Warner Bros,
Disney, P&G, HP, Dell, Sony gibi şirketler ve eBay, AOL, Virgin
gibi siber alemin içinden gelen şirketler de online reklama yönelmiş
durumda.
İşte Facebook'un tepe yönetimi
- Mark Zuckerberg / Kurucu ve CEO
- Dustin Moskovitz / Mühendislikten Sorumlu Başkan Yardımcısı
- Owen Van Natta / Finanstan Sorumlu Müdür, Operasyon Başkan Yard.
- Matt Kohler / Başkan Yardımcısı - Strateji ve İşletme Operasyonu
- Chris Hughes / Kurucu Yardımcısı
- Peter Thiel / Yatırımcı
- Chamath Palihapitiya / Başkan Yardımcısı - Pazarlama ve Operasyonlar
- Gideon Yu / Finanstan Sorumlu Müdür
- Adam D'Angelo / Finanstan Sorumlu Müdür
- Li Ka-shing / Yatırımcı
- Marc Samwer / Yatırımcı
- Oliver Samwer / Yatırımcı
- Alexander Samwer / Yatırımcı
Comments (1) | Add Comment | More

TÜBİTAK’ın
geliştirdiği Türkiye’nin ulusal işletim sistemi Pardus, ismini Anadolu
parsının Latince ismi ‘panthera pardus tulliana’dan alıyor. Uzmanlara
göre Pardus ile, TSK ve kamuda yıllık 200 milyon dolar tasarruf
sağlamak mümkün
Kuruluş hikâyesi 2002 yılına dayanan
Pardus, ilk kez 2003 Eylül’ünde resmi bir proje olarak hayata geçti.
Pardus geliştiricisi Erkan Tekman, 2004 yılı sonuna kadar hangi
teknolojinin izleneceği ve dünyadaki uygulamaların neler olduğu
konusunda incelemelerin yapıldığını belirterek, 2004 yılı sonunda hemen
hemen yol haritasının ve ne yapılacağının tam olarak belli olduğunu
söyledi.
4’ÜNCÜ VERSİYON ÇIKTI
Tekman geçtiğimiz 3 yıl içerisinde 3. versiyonunu çıkardıkları
Pardus’un fazla teknik bilgisi olmayana normal bir bilgisayar
kullanıcısının masaüstü gereksinimlerini karşılayabilir hale geldiğini
söyledi. Ürünü tasarlarken kullanıcı dostu olmasını ve kurarken
herhangi bir teknik bilgi gerektirmemesine özen gösterdiklerini
belirten Tekman, Türkçe alfabenin kullanılması konusunda da Pardus ile
birlikte önemli mesafe katettiklerini dile getirdi. Tekman, Pardus 2008
üzerinde çalıştıklarını ve yılın ilk yarısında piyasaya sunacaklarını
söyledi.
GÜVENLİK PİSİ&ÇOMAR
Pardus’u tasarlarken temel kaygılarının güvenlik olduğunu ve bu nedenle
yola çıkıldığını belirten Tekman, “Güvenlik için Pisi ve Çomar adını
verdiğimiz yazılımları geliştirdik” dedi. Şu anda korsan kullanım
dışında bir kişinin bütün donanımlarıyla birlikte yazılım için ortalama
2 bin dolar ödeyeceğini belirten Tekman, Pardus ya da Linux
kullanımıyla bu paranın cepte kalacağını söyledi.
KAMU YAZILIMA 600 MİLYON $ ÖDÜYOR
TSK’nın ve kamunun projenin önemli bir ayağı olduğunu söyleyen Erkan
Tekman, “Tahmini olarak 300- 600 milyon dolar arasında bir para 3 yılda
kamu tarafından yazılıma ödeniyor. Pardus kullanımı söz konusu olursa
yıllık 100-200 milyon dolar tasarruf edilecek” dedi.
40 gönüllü çalışıyor
PARDUS, dünyanın dört bir yanından destek veren 8’i yabancı 40 kadar
gönüllü geliştiricinin desteğiyle büyüyor. 50.000’i aşan bilgisayar
sayısıyla, Türkiye’nin en büyük Linux topluluğuna sahip. Tek bir CD
üzerinde geliyor, ortalama 30 dk. içerisinde bilgisayarınıza kuruluyor.
Pardus 2007 İngilizce, Türkçe, Almanca, İspanyolca, Hollandaca ve
Portekizce’yi destekliyor.
Comments (0) | Add Comment | More
Microsoft'un bir sonraki
büyük adımı olması beklenen Windows 7'nin sırları ortaya çıktı. İşletim
sistemindeki devrim niteliğimdeki yenilikler neler olacak? İşte tüm
bilgiler...
Windows 1992'den beri üstünde bulunan yükten
kurtulabilir: Windows 3.1'den bu yana süregelen, görev çubuğu ve
Windows Explorer'dan oluşan kullanıcı arabirimi. Düşünülen yeni
kullanım yöntemi ise Microsoft Surface: Kullanıcı dosyaları ve
klasörleri sanki masanın üstünde duruyormuş gibi yönetebilecek.
Dokunmatik ekran sayesinde sanal bir yığın içinden Word dokümanlarınızı
veya kameradan fotoğraflarınızı ekrana yükleyebileceksiniz. Senelerden
beri aşina olduğumuz fare-klavye ile kontrol tamamen ortadan
kalkabilir. Daha aralık ayında Microsoft teknisyeni Hilton Locke
weblogunda şöyle yazmıştı: "Eğer iPhone'un dokunmatik özelliklerinden
etkilendiyseniz, Windows 7'ye bayılacaksınız."
Temel değişiklikler...
Microsoft
bilgisayarla çalışmayı daha da basitleştirmek için alet çantasının en
derinlerine el atmak istiyor. Bir örnek: Yeni W-LAN özellikleri.
Şimdiye kadar ağ adaptörü sadece bir bağlantı gerçekleştirebiliyordu.
Laptopu ile hem internet erişim noktasına hem de arkadaşının laptopuna
bağlanmak isteyenler için durum kötü gözüküyordu. Microsoft bir sonraki
işletim sistemi nesli ile sanal ağ adaptörleri oluşturmak istiyor.
Windows her bağlantı için sanal bir W-LAN kartı oluşturuyor, her ne
kadar fiziksel açıdan bir tane bulunsa da… Böylece kullanıcı birçok
cihaza ve erişim noktasına aynı anda bağlanabilecek, hatta laptoplar
internet bağlantısını farklı yerlere de iletebilecek. Bunun sonucu
olarak, eğer erişim noktasının dışında bir yerde bulunuyorsanız ekstra
bir bağlantı şansınız daha olacak.
Windows 7,25 MB'a iniyor...
Fakat
Microsoft yöneticileri daha da fazlasını istiyor ve Windows'un temeli
olan çekirdeği yeniden inşa etmeye çalışıyor. Vista'da da kullanılan NT
çekirdeği artık 15 senelik oldu. Bu durumu Microsoft geliştiricisi Eric
Traut bile itiraf etti. MinWin olarak adlandırılan yeni çekirdek 25 MB
sabit disk ve 40 MB RAM'a ihtiyaç duyacak. Püf nokta: Modülleştirme.
MinWin sadece temel fonksiyonları sunuyor ve kullanım amacına göre yeni
modülleri ekliyor. Sonuç olarak MinWin aynı prensiplere göre masaüstü
bilgisayarları, PDA'lar ve akıllı telefonlarda kullanılacak. Bu ay
çıkacak olan Windows Server 2008 de buna benzer bir temel üzerine
geliştirildi: Minimum çekirdek kurulumu mevcut. Yönetici isterse bunun
üzerine mail, yazıcı ve web sunucusu ekleyebiliyor.
Sanallaştırma sayesinde geri uyumluluk...
Windows'ta
yapılacak bu denli sert bir değişiklik, sorunlar olmadan
gerçekleşemiyor. Sürücüler ve uygulamalar yeniden geliştirilip, her
şeyden önce kullanıcı tarafından yeniden satın alınmalıydı. Microsoft
bu şoku "Sanallaştırma" ile ortadan kaldırabilir. Eski işletim
sistemlerinin bileşenleri, Windows 7'de sanal olarak temsil edilebilir
ve böylece eski programlar buna başvurup problemsiz çalışabilir.
Kullanıcı bu sürecin farkına bile varmayacak, zira sanallaştırma sıkı
bir şekilde kullanıcı arayüzü ile bağlanmış olacak. Bu sayede Windows
XP ve Vista programları kullanılmaya devam edilebilecek.
Geleceğin müziği...
Bu
yeni özelliklerin yanında, Microsoft'un zaman azlığı sebebiyle Vista'ya
ekleyemediği bazı eski özellikler genişletilecek. Mesela yeni dosya
sistemi WinFS bilgisayar dünyasına girişini yapacak. Verileri arama ve
verilerin yönetimi çok daha kolay bir şekilde gerçekleşecek. Bunun
dışında BitLocker ve Güvenlik Duvarı'nın kullanımı kolaylaştırılacak.
Diğer yenilikler arasında Internet Explorer 9, Media Player 12 ve
Linux/Mac OS'ta standart olan sanal masaüstleri var.
Önümüzdeki üç
sene içinde de Microsoft tamamen 32-bit mimarisinden vazgeçemeyecek.
Çünkü spekülasyonlar Windows 7'nin hem 32 hem de 64-bit sürüm olarak
piyasaya sürüleceğine işaret ediyor.
Sonuç...
Windows
7 ile Microsoft büyük bir adım atmak istiyor. Bunu yeni bir çekirdeğin
ve kullanıcı arabiriminin geliştirilmesinden anlayabiliriz. Bu
devrimsel işletim sistemi için ne kadar sevinilse de şu unutulmamalı:
Zaman uçup gidiyor. Ocak ayının ortasında ilk öncül sürüm (Milestone 1)
küçük çapta bir topluluk için yayımlandı. Bazı kaynaklara göre Windows
7 2009'un ikinci yarısında çıkabilir. Fakat geliştiriciler Windows
2000, Windows Server 2003 ve Windows Vista'da fazla iyimser
davranmışlardı ve yayımlanma tarihini sürekli ötelemişlerdi. Microsoft
bu tarz bir olaya kesinlikle bir kez daha mahal vermemeli. En azından
firma-müşterileri yayımlanma tarihine güvenebilmeli. Geriye sadece şu
kalıyor: Umarız Microsoft çok fazla şey vaat etmemiştir ve 2010 sözünü
tutmak için kısa vadede Windows 7'den birçok önemli özelliği çıkartmaya
çalışmaz.
Comments (0) | Add Comment | More
Sponsor
Latest Entries
Kanımızın Yermemesi Kanımıza Dokunuyor!Kan Bağışı Yapabilir miyim?
Mutluluğun Formülü 40 Ayette Saklı
youtube videolarında adsende görmeye hazır olun
video paylaşım sitelerinden para kazan
Popular Articles
Kan Bağışı Yapabilir miyim?LG, plazmada kontrast rekor kırdı
YENİ WİNDOWS GELİYOR...
video paylaşım sitelerinden para kazan
youtube videolarında adsende görmeye hazır olun
Latest Comments
yusuf: arkadaş facebook neden engell...Search
