youtube videolarında adsende görmeye hazır olun
açıklamasından sonra, herkesin kafasında aynı soru vardı: Bu gelirler
nerden gelecek? Youtube’un aylık sırf bantgenişliği kullanımı sonucu
oluşan maliyetleri veri cinsinden petabyte, para cinsinden milyon $ lar
seviyesinde iken nasıl olupta Youtube gelirlerini kullanıcılarıyla
paylaşacaktı Hangi gelirler? Bu tartışmalar bir kenara dursun, Adsense
yayıncılarını sevindirecek yeni bir gelir kaynağı geliyor: Youtube
& Adsense
Geçtiğimiz Mayıs ayında, Youtube ve Google
Adsense birleşmesi için beta testleri yapılmıştı. Bu süre zarfında,
izlenen videoda kullanıcıyı rahatsız etmeyecek biçimde reklamlar
yayınlamak için -text ve grafik tabanlı- bir çok test yapılmış. Bu
testler artık son aşamada ve çok yakında Youtube videoları üzerinde adsense
reklamları görmeye başlayacağız. Google’ın bildirdiğine göre, ayda 1
milyondan fazla gösterim yapmış olan videoların sahipleri, Youtube
videoları üzerinde adsense reklamları yayınlayabiliyor şu an. Çok yakında adsense reklamlarınızı, yüklediğiniz videolar içerisinde göstermeye ve gelir kazanmaya hazır olun.
Comments (0) | Add Comment | More
video paylaşım sitelerinden para kazan
Şu an için, Youtube’un bu “reklam gelirlerini paylaşma” programını bir kaç popüler video yükleyicisi ile test ettiği söyleniyor. Tahminimce bu yıl içinde Youtube reklam gelirlerini tam olarak kullanıcılarıyla paylaşmaya başlayacak.
Youtube henüz kullanıcılarına para kazandıramıyor belki ancak video yükleyerek para kazanabileceğiniz bazı video
yükleme siteleri mevcut. Bu siteler yüklediğiniz videonun izlenme
sayısına göre size belli bir miktar ödeme yapıyorlar. En popüler
olanlarından bir kaçı şöyle:
Eğlenceli ve yaratıcı videoların sunulduğu Metacafe, reklam gelirlerini kullanıcılarıyla paylaşan video sitelerinden birisi. Metacafe, yüklediğiniz video 20.000 kez izlendikten sonra size ödeme yapmaya başlıyor. Yüklediğiniz video eğer 20.000 kez izlenirse 100$ kazanıyorsunuz, 20.000 izlenmeden sonra her +1000 izlenme için ise şirket size 5$ ödüyor.
Animasyon
ve kısa aksiyon videolarının yayınlandığı (genelde 5 dakika altı) Atom
da yüklediğiniz videolara ödeme yapan bir başka video sitesi. Bu sistemde durum biraz daha karışık çünkü yayınlayacağınız video, site editörlerinin belirlediği kategori ve içeriğin dışına çıkamıyor. Ayrıca yayınlanan video
nun kesinlikle telif haklarını ihlal etmemesi gerekiyor yani tamamiyle
sizin üretiminiz olmalı. Atom da yine videonuzun popülaritesine göre
size ödeme yapıyor. Şu ana kadar 4.000.000$ civarında bir raklam geliri
kullanıcılar ile paylaşılmış durumda.
Revver, kısa hayat hikayelerinden oluşan videoları yükleyebildiğiniz bir video
servisi. Maksimum dosya limiti 100mb. Bu sistemde de görüntülenme ve
tıklama başına bir ödeme yapılıyor. Video’nuz izlenmek için her
tıklandığında ortalam 0.75 ile 1$ arasında bir gelir elde ediyorsunuz.
Sitenin aynı Google Adsense programında olduğu gibi,
görüntülenme/tıklanma oranı ile ödeme yaptığını da hatırlatayım.
Video yükleyerek para kazanabileceğiniz en popüler video servislerinden bazıları bunlar. Bunların dışında
TurnHere , CreateSpace , Brightcove , Current.tv, GreenCine gibi video servislerinden de video yükleyerek para kazanmak mümkün.
AYRICA www.akilli.tv adreine video göndererek de izlenme sayınıza göre para kazanabilirsiniz.ayrıca gönderdiğiniz videoları AKILLI TV üzerinden seyretme şansına da sahipsiniz.detaylı bilgi için akıllı tv 'nin sitesine bakıp ne kadar kazanabileceğinizi öğrenebilirsiniz....Comments (0) | Add Comment | More
Image Mender v1.1 Portable (Resimlerinizi Çok Hızlı Temizleyin)

Image Mender ile dijital fotoğraflara rötuşlar yapabilir, üzerindeki işaretleri, logoları temizleyebilirsiniz.
Kullanımı
çok pratik olan program ile yapacağınız tek şey “tamir etmek”
istediğiniz bölgeyi işaretlemek. Gerisini Image Mender sizin için
halledecek.
Bir bakışta:
* Akıllı tamirat - program silinen alanı yeniden oluştururken çevresine tam uyduruyor ve arkasında minimum iz bırakıyor.
* Kolay kullanım - Photoshop’tan çok daha pratik ve hızlı!
* Format desteği - JPEG, TIFF, BMP, PNG, TGA, MNG, RAS, RAW, JP2, JPC, PCX;
ÖRNEK 1:
![]() |
|---|
orjinal hali |
![]() |
|---|
resim değiştirilirken |
![]() |
|---|
ÖRNEK 2:
![]() |
|---|
| orjinal hali |
![]() |
|---|
resim değiştirilirken |
![]() | ||||
|---|---|---|---|---|
son hali ÖRNEK 3:
![]() |
İNDİRME LİNKLERİ:
http://rapidshare.com/files/118030965/Image_Mender_v1.1_Portable.rar
VEYA
http://rapidshare.com/files/115627794/Image.Mender.1.1.Pr.exe
Comments (0) | Add Comment | More
RapidShare'dan Neden Dosya İndiremiyorsunuz ? (Yeni Uygulama)

RapidShare'dan Yeni Uygulama!!!
Arkadaslar Rapid share Yeni bir uygulama getirdi, free ye tıkladıkdan
sonra kutucuğa girmemiz için 4 karakter yazardı, artık 5-6 hatta 7
karakter bile gelebiliyor, ama siz sadece 4 karekteri girmelisiniz,
hangilerini mi? Four letters with CAT yani kedi resmi hangi harfin yada rakamın üstündeyse o rakam ve harfi kutuya yazıyoruz ve indirmeye başlıyoruz
Örnek

Comments (0) | Add Comment | More
2008'de Lazer TV'leri göreceğiz
Lazer TV'nin çalışma tekniği oldukça basit. Kullanılan üç ana renk
kırmızı, yeşil ve mavi birer lazer ile gönderilerek ekrandaki görüntü
oluşturuluyor. Lazer ışınları kullanıldığından hem renkler oldukça
gerçekçi oluyor, hem de her zamankinden ince ekranlar üretilebiliyor.
Amerika'daki araştırma laboratuarlarında geliştirilen DLP adlı
teknolojiyi kullanan Lazer TV'Ler, yakın geleceğin yayın standardı
olacak High Definition (yüksek tanımlı yayın) teknolojisini de
destekliyor.
Daha hafif, ince, uzun ömürlü ve tasarruflu
Bu yeni kuşak televizyonların bir başka özelliği de ekranlarının cam
yerine özel sert plastikten üretiliyor olması. Bu sayede Lazer TV'ler
Plazma TV'lere göre dörtte bir daha ince ve yarısı ağırlıkta.
Lazer'lerin göre bir başka artısı da uzun ömürlü olmaları. Bilindiği
gibi, projektörlerin lambaları 2 bin ile 4 bin saat arası bir ömre
sahip. Bir müddet sonra bu tip ekranlarda görüntü sönükleşiyor ve
kaliteden ödün veriyor. Lazer TV'ler için biçilen ortalama ömür ise 50
bin saat. Plazma TV'lerin bilinen en büyük dezavantajlarından biri çok
fazla elektrik enerjisi tüketiyor olmaları. Lazer TV bu anlamda da
avantaj sunuyor.
Tahminlere göre güç tüketimi Plazma TV'lere kıyasla yüzde 70 daha
düşük. Üretimin 2008 yılı içinde gerçekleşmesi ve fiyatların LCD
TV'lerle eşdeğer olması bekleniyor. Çin firması SYCO'nun geliştirdiği
120 inç (3 metre) genişlikli Lazer TV boyut rekorunu elinde
bulunduruyor. Bu boyutlardaki bir Lazer TV'yi alıp küçük bir sinema
salonu açmak bile mümkün.
Alınan bilgiye göre Lazer TV modelleri 2008'de raflarda olacak.
Comments (0) | Add Comment | More
kullanarak dünyanın ne popüler sosyal ağı Facebook'un kullanıcı
istatistiklerini çıkardı. Hayli enterasan sonuçların yer aldığı
araştırmada, Facebook'un üçte ikisini bayan kullanıcıların oluşturduğu
ortaya çıktı.
Facbook'un, dünyanın önde gelen 31 ülkesinde toplam 42,966,780 üyesi
bulunuyor. Amerika Birleşik Devletleri, 18 milyon kullanıcıyla bu
ülkelerin en başında geliyor. ABD'yi sırasıyla, İngiltere (6.8 milyon
üye), Kanada (6.7 milyon üye), Avustralya (1.9 milyon üye) ve Türkiye
(1.6 milyon üye) takip ediyor.
Facebook üyelerinin % 36.12 dilimlik bölümünü erkek kullanıcılar, %
63.88 dilimlik diğer bölümünü ise bayan kullanıcılar oluşturuyor.
Araştırmaya göre, en çok bayan kullanıcıya sahip ülkeler Çin (%73) ve
İrlanda (%72). Facebook'un en düşük bayan kullanıcıya sahip olduğu
ülkeler ise; Arabistan, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır.
Comments (0) | Add Comment | More
Nintendo, Japonya'nın en değerli üçüncü şirketi
pazarında rakiplerini geride bırakırken, Japon borsasında Toyota ve
Mitsubishi'nin arkasından en değerli üçüncü şirket olmayı başardı.
Dünyanın en eski ve en köklü oyun konsolu ve oyun yaratıcısı
şirketlerinden Nintendo, dünyayı kasıp kavuran ürünleri DS ve Wii'nin
gerçekleştirdiği üstün performans sayesinde Japonya'nın en değerli
üçüncü şirketi konumuna yükseldi.
Nintendo, bilinen teknoloji ile yenilik yaratarak ve yeni kullanıcı ara
yüzlerine sahip ucuza mal edilen ürünleri piyasaya getirerek, en ciddi
rakipleri Sony ve Microsoft'u birçok ana bölgede geride bıraktı ve
yeniden piyasanın liderliğini ele geçirdi.
Apple'ın tahtına aday!
Nintendo, Japonya'da portatif müzik ve ev konsolu sektöründe ise
dünyaca ünlü teknoloji markası Apple'ın hemen arkasından geliyor.
Nintendo ve Apple'ın yeni pazarlardaki başarısını karşılaştıran
uluslararası finans devi Goldman Sachs yetkilisi Reuters'a yaptığı
açıklamada, "Biz Nintendo'nun DS lansmanı ve Wii ile yeni pazarlarda
Apple'ın marka değerine ulaşacağına inanıyoruz" dedi.
Nintendo'nun hisseleri, Golden Sachs'ın değerlendirmelerini takiben %2.7'lik artış gösterdi.
DS ve Wii, Nintendo'yu uçuruyor!
Analistlere göre, DS ve Wii'nin gittikçe artan piyasa hakimiyeti
şirketin planladığından daha güçlü hale gelmesine yol açıyor. Nintendo
sattığı konsollardan kar elde etmesi açısından da önemli bir konuma
yükselmiş bulunuyor. Analistler, diğer şirketler konsollarını zararına
satarken Nintendo'nun kar ediyor olmasının, şirketi piyasada nadir
görülen bir pozisyona soktuğuna dikkat çekiyor.
Reuters'in verilerinden yararlanan analistler, Nintendo'nun mevcut
finansal yıldaki işletme karını 2.6 milyar euro (3.6 milyar dolar
dolar) olarak açıklayacağını öngörüyor. Bu değer, firmanın bu yıl için
yaptığı projeksiyondan % 10 daha yüksek.
Bütün bu gelişmelerin sonucunda Nintendo Japonya borsasındaki, otomobil
üreticisi olan Toyota Motor Corp ve ciddi büyüklükteki Mitsubishi UFJ
Finansal Grubu'ndan sonra üçüncü en değerli şirket haline geldi.
Analistler, "Nintendo'nun borsadaki başarısı bir şeyi kanıtlıyor ki, o
da piyasanın Nintendo'nun sürekli gelişimini bir doruk noktası olarak
değil, yükselişin başlangıcı olarak gördüğüdür" yorumunda bulunuyor.
Nintendo, 2007 yılı sonu itibarıyla Wii satışlarının ilk tahminlerin
üzerinde 16.5 milyon birime, DS satışlarının ise yine tahminlerin
üzerinde 26 milyon birime ulaşacağını öngörüyor.
Nintendo, operasyonel karını mali yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın
aynı dönemine oranla 240.2 milyon dolar artırarak net 755,8 milyon
dolara yükseltmişti.
Comments (0) | Add Comment | More
araştırmaları sonucunda 66 bin sitenin ziyaretçilerine zararlı
yazılımlar bulaştırmak üzere programlandığını açıkladı. Fakat
'mikrobik' sitelerin birçoğunun bunu yaptığından haberi bile yok.
Virüs bulaşan ve bundan haberi bile olmayan masaüstü bilgisayarlar gibi
güvenlik önlemleri yeterli olmayan web siteleri de dışardan sızarak bu
tip amaçlarla kullanılır hale gelebiliyor. Bunun Türkiye'deki son
kurbanı NTVMSNBC sitesi oldu.
Siteyi ziyaret edenler, Çin'deki bir bilgisayarda çalışan küçük bir
betik uygulamayı tetikliyor ve bilgisayarında kayıtlı şifrelerin
çalınması söz konusu oluyordu. Site kısa sürede bu açığı kapatarak
normal yayına döndü.
Bu şekilde sahibinin haberi bile olmadan ele geçirilen web siteleri ve
kişisel bilgisayarlara 'zombi', bu bilgisayarlardan oluşan gruplara da
'bot net' adı veriliyor.
Bu virüsler kendini gizliyor
Bedava hizmet veren antivirüs ve anticasus uygulamalarının varlığına
rağmen hiçbir tedbir almadan internete bağlanan milyonlarca kullanıcı
çoğu zaman farkında olmadan bu tip ağların parçası haline geliyor.
Yapılan araştırmalara göre kullanıcıların çoğu bilgisayarlarının ve
kaynaklarının bu tip ağlar tarafından sömürüldüğünü hiçbir zaman fark
etmiyor.
Tesadüfen formatlanmak bu cihazların tek kurtuluş yolu olmaya devam
ediyor. Bunun en büyük sebebi güncel virüslerin zombileştirme
çabasından dolayı kendini hissettirmemesi. Eski virüsler bulaştığı
bilgisayarın sahibine kendisini bir şekilde mutlaka gösterir, bir
mesaj, ses ya da resimle varlığından haberdar ederdi. Şimdiki
virüslerse kendinisi gizlemek için elinden geleni yapıyor. Çünkü esas
niyeti gösteriş yapmak değil, bulaştığı bilgisayarı sahibinin
kullanımına sokmak için çalışmak.
Comments (0) | Add Comment | More
sonra kullanıcının kontrolü dışında kod, resim, link dağıtarak hızla
yayılan kötü kodların son generasyonu MSN üzerinden yayılıyor.
Kişisel bilgisayarların dışında, sanal işletim sistemi olarak
adlandırılan ve bir donanımın üzerinde birden fazla işletim sisteminin
çalıştığı makineleri de hedefleyen yeni nesil truva atı, bu yöntemle
bir çığ efekti yaratarak yayılıyor.
İnternet güvenlik şirketi Aladdin'in içerik güvenliğinden sorumlu
bölümü eSafe 18 Kasım 2007 tarihinde saat 18.00'da yaptığı bir
denetlemede 1 yerden yönetilen 500 truva atının, 3 saatten az bir zaman
sonra hızla bulaşarak, binlerle ifade edilen sayılarda PC ve sistemi
etkilediğini tespit etti.
Aladdin eSafe Ürün Müdürü Roei Lichtman, robot yazılımlarla yönetilen
IRC kanallarının da (International Relay Chat- Uluslararası sohbet
ortamları) kullanıcı bilgisayarlarından yayılan truva atının tehdidi
altında kaldığını söyledi. Lichtman MSN'den bulaşan IRC robot yazılımı
şeklindeki Truva atının, 2 türde kötü kod göndererek başka
bilgisayarları da etkisi altına aldığını açıkladı.
Truva atının avantajı sistemler taraından güvenli olarak tanımlanmış
kullanıcılar yolu ile bulaşıyor olması. MSN ya da bu tür programlar
üzerinden yayılan ilk truva atı olmamasına rağmen bu yeni kötükod'un
yayılış şekli çoklu sayıda robot yazılım kullanılarak aynı anda
binlerce bilgisayarı ve sistemi kontrol etmesi ve yeni kurbanlar
araması.
Yeni nesil Truva atının da diğer truva atları ile benzerlikleri var.
Çok amaçlı swiss çakıları gibi çoklu süreçleri başlatabiliyorlar.
Bunların arasında blgisayarınızda bulunan şifrelerin çalınması ya da
istenmeyen spam gönderimleri yapılması da yer alıyor. Bunun için
uzmanlar tanıdıklarınızdan da gelse dosya formatında gelen hiçbir
gönderi ve linkin açılmaması yönünde uyarıyor.
Comments (0) | Add Comment | More
Facebook'dan Zhanzuo.com'a 85 milyon dolar
arkadaşlık sitelerinden biri olan Zhanzuo.com'u satın almak için tam 85
milyon dolarlık bir teklif yaptı.
Yaklaşık olarak yedi milyon üyesi bulunan Zhanzuo.com yöneticisi Jack
Zhang, The Times'a yaptığı açıklamada teklifi doğruladı ve henüz bir
karara varmadıklarını belirtti. Zhang ayrıca konunun bu ayın sonuna
doğru netlik kazanacağını da dile getirdi.
Daha önce sitemizden duyurduğumuz bir haberde Facebook'un uluslarası
pazarlara açılma stratejisi izlediğini ve Zhanzuo'yu bünyesine katmak
için çalışmalara başladığını belirtmiştik. Böylece daha önce
duyurduğumuz haber birinci ağızdan doğrulanmış oldu...
Comments (0) | Add Comment | More
erişimini engelledi. Reuters haber ajansında yer alan haberde, Suriye
halkının son günlerde Facebook'a giremediği belirtilirken, halkın dış
dünyayla bağlantısının kesilmek istendiğinin altı çizildi.
Facebook yasağının nedeni, ünlü sosyalleşme sitesinde oluşmaya başlayan
kontrol dışı sivil gruplar ve hükümete karşı yapılan eleştiriler olarak
gösterildi. Hükümet daha önce de bazı online platformlara karşı
kampanyalar başlatarak erişimi engellemiş ve bu tür girişimlerde
bulunan kişiler hakkında soruşturmalar başlatmıştı. Öyle ki artık
Suriye'de bazı cezaevlerinde "siyasi internet suçluları"nın
yerleştirildiği koğuşlar bile yer alıyor.
Comments (0) | Add Comment | More
LG, plazmada kontrast rekor kırdı
panellerinin tanıtımını yaptı. High Definition panelleri, mevcut
panellerin iki katı yüksekliğinde kontrast oranına sahip ve gözler için
azami seviyede rahatlık sağlıyor. LG’nin yeni HD (High Definition =
Yüksek çözünürlük) ve Full HD plazma TV panellerinde 30,000:1 kontrast
oranı bulunuyor. Bu rakam, mevcut en yüksek oran olan 15,000:1’in iki
katını ifade ediyor.
YANSIMA YÜZDE 20 DAHA AZ
G Platform panelleri, yüzde 20 azaltılmış yansıma oranıyla, koyu siyah
da dahil olmak üzere bütün renkleri gerçeğine uygun şekilde gösteriyor.
Ekrandaki renkleri sadece siyah paneller kullanarak geliştirebilen
mevcut teknolojiye karşılık LG, renk üretimini, panelin renk
fosforlarını ve yalıtkan maddelerinien üst seviyeye taşıyarak
gerçekleştirdi.
Bu panellerle üretilen TV’ler, göz rahatlığını azami düzeye taşıyan,
ergonomik açıdan bilinçli ürünler olarak tanımlanıyor. G Platform,
karşı sesleri ortadan kaldırıp, izleme ortamındaki parlaklığı ve
kontrast oranını en iyi seviyeye çıkararak göz ve seyir yorgunluğunun
önüne geçiyor.
AYNI ZAMANDA KULAK DOSTU
G Platform panelleri, göze olduğu kadar kulağa da hitap ediyor.
İzleyicilerin, en ufak sesle, hatta fısıltıyla yapılan konuşmaları dahi
duyabilmelerini sağlayan bu paneller aynı zamanda sanayinin en sessiz
panelleri olma özelliğini de taşıyor.
G Platform panelleri, 32, 42 ve 50-inç HD modellerin yanı sıra 50 ve
60-inç full HD modellerinde de sunuluyor. Hem bütün HD modellerde hem
de 50-inçlik full HD modelde, tek tarama teknolojisi yer alıyor. Ayrıca
panellerin tamamında 100Hz’lik ekran tazeleme oranı mevcut. LG,
50Hz’lik standart orandan, 100HZ'e çıkarılan tazeleme oranının
görüntüde meydana gelebilecek rahatsız edici bulanıklıkları ya da
titremeleri ortadan kaldıracağını belirtti.
Comments (0) | Add Comment | More
Oyun programlamaya yerli yatırım
gelişme çabası içinde, fakat bilgisayar oyunları oynama konusundaki
aktifliğimizi üretme konusunda gösteremiyoruz. Bu eğlenceli hobimizi
kariyerimize katmayı belki de sadece hayal ediyoruz. Ama artık bu bir
hayal değil.
Artık sadece oynayan değil, üreten de olacağız!
Uzun yıllar oyun tasarımı ve programlama üzerine yoğun çalışmalar yapan
Engin Yıldız aynı zamanda CG PARK’ın kurucuları arasında yer almaktadır
. Bu sektörün gelişmesini ve genişlemesini isteyen Yıldız, sektörde
eğitimli profesyonel kadronun yaratılması için kolları sıvadı. İlk
olarak, ekibi ile beraber oyun yapımının mesleki eğitimini vermek üzere
Türkiye’de ilk olacak ve kendisinin eğitmen olarak yer alacağı bir kurs
programı hazırladı.
Ocak ayında başlayacak olan kurs için kayıtlar devam etmektedir.
Eğitimle ilgili daha ayrıntılı bilgi için www.cgpark.com.tr sitesine
bir göz atabilirsiniz.
Comments (0) | Add Comment | More
(Giyilebilen Bilgisayar)projesi ile bilgisayarlar, endüstriyel
ortamlardaki kıyafetlere entegre edilecek şekilde tasarlanıyor.
Kemer ve ceket gibi aksesuarlarla kullanılan maksimum 500
gramağırlığındaki sistem, gösterge, kamera, bilgisayar, alıcı ve güç
kaynağından oluşuyor.
Gelecek yıl tamamlanacak projenin, otomotivden sağlığa, itfaiyeden uçak
yapım ve bakımına kadar çeşitli iş kollarında yaygın kullanımı
öngörülüyor.
Projenin Türkiye'den tek ortağı Mobilera Bilişim ve İletişim
Teknolojileri Tic. A.Ş'nin yönetici ortağı Zeynep Sarılar Akaltan,
giyilebilen bilgisayar projesinin AB Çerçeve Programları tarafından iki
yıl önce onaylandığını söyledi. Akaltan, Almanya'dan Bremen
Üniversitesinin yönettiği projenin küçük, orta ve büyük ölçekli
işletmeler, üniversiteler ve araştırma kuruluşlarının da aralarında
bulunduğu 48 ortaklı konsorsiyumu ile AB Çerçeve programları arasındaki
en büyük projelerden biri olduğunu belirtti.
Gelecek yıl tamamlanacak projenin ana hedefinin, bilgisayar
sistemlerinin endüstriyel ortamlardaki kıyafetlere entegrasyonunun
uygulanabilirliği olduğunu söyleyen Akaltan, giyilebilen bilgisayar
projesindeki çalışmaların 8 iş paketi üzerinden devam ettiğini bildirdi.
OTOMOTİV ÜRETİMİNDE PERFORMANS ARTIŞI
Akaltan, otomotiv sektöründe sık eleman değişimi nedeniyle yeni
elemanların eğitiminden kaynaklanan çeşitli sıkıntıların bulunduğunu
belirterek, giyilebilen bilgisayarların sektörde kullanılmasıyla bu
sıkıntıların en aza indirgeneceğini söyledi. Akaltan, "Giyilebilen
bilgisayarların rahat kullanımı, kolay anlaşılır yazılımları ve esnek
özellikleri, çalışanların sisteme kısa sürede adapte olmalarını
sağlayacak. Böylece üretim bandının durması gibi sonuçlara varan
sorunlar da ortadan kalkacak" dedi.
HASTANE ÇALIŞANLARINDA İLETİŞİM SAĞLAYACAK
Giyilebilen bilgisayarların sağlık sektöründe de kullanılmasının
öngörüldüğünü ifade eden Akaltan, yeni bilgisayarlarla hastanelerde
teşhis ve tedavide doktorların hastane personeliyle rahat, hızlı ve
hatasız her türlü iletişim kurabileceğini söyledi.
Hastalara uygulanacak tetkik, tahlil, ilaç yazımı gibi her türlü
işlemin sesli ve görüntülü olarak dijital kayıt altına alınacağını
anlatan Akaltan, "Doktor, tüm bu bilgileri üzerindeki giyilebilen
bilgisayarlar aracılığıyla otomatik olarak alacak. Bu bilgisayarları,
doktor, hemşire ve hasta da taşıyabilecek" dedi.
UÇAK VE HELİKOPTER BAKIMI
Uçak ve helikopterlerde karmaşık bakım işlemleri bulunduğuna ve bu
sektörde de giyilebilen bilgisayarların kullanılacağına dikkati çeken
Akaltan, "Giyilebilen bilgisayarlar, bu gibi durumlarda çalışanların
sesli ve görüntülü komutlarla yönlendirilmesini sağlayacak. Bir nevi,
çalışanların asistanı gibi olacak. Arızalarda gereken tüm sıralı
adımlar bilgisayarda yüklü olacak. Çalışanın yaptığı işlemleri
kaydedecek ve sonrasındaki adımları da sırasıyla komut verebilecek"
diye konuştu.
ACİL DURUM SENARYOLARI
Acil durum senaryolarında ise giyilebilen bilgisayarların pilot
çalışmaolarak itfaiye teşkilatında uygulandığını aktaran Akaltan, bu
sistemde
de merkezle itfaiye arasında iletişim sağlanmasının amaçlandığını söyledi.
İtfaiye teşkilatında çalışanların zor ortam koşullarından etkilendiğine
işaret eden Akaltan, şöyle devam etti: "İtfaiye çalışmalarında yoğun
dumandan ve sıcaklıktan dolayı görüş alanı düşebiliyor. Bu tür zor
koşullarda kullanıcı ile merkezin bağlantısının devam etmesi önemli.
İtfaiye birliklerinin kendi aralarında haberleşme kurabilmelerinde
bilgisayarların kullanılmasını öngörüyoruz.
Bunun yanında sistem sayesinde çalışanın işini kolaylaştıracak
uygulamaların eklenmesi söz konusu. Örneğin uygulamalarda daha önce bir
ekip tarafından aranan bir odanın aranmamasını ya da bir monitör
yardımıyla itfaiyecinin aradığı bir alanın arkasını görebilmesini
hedefliyoruz."
SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?
Projenin temelinde, hareket ve yükseklik gibi sensörler kullanılarak
geliştirilen donanımlar ile kullanıcının hareketleri, ortam koşulları ve
bilgileri algılanıyor. Çeşitli kaynaklardan elde edilen bu veriler,
karar verme ve yorumlama uygulamaları sayesinde anlamlı bilgilere
dönüştürülüp, giyilebilen ekipmanlara aktarılıyor. Ekipmanların
ağırlığı, çalışana ek bir yük getirmemesi için maksimum 500 gram
civarında tasarlanıyor.
Giyilebilen sistem içinde geliştirilen donanımlar arasında ekran
görüntüsünün, gözlük şeklinde gözün önüne getirilmesini sağlayan ve Carl
Zeiss tarafından hazırlanan giyilebilen başlık, ETH tarafından
hazırlanan, kemer olarak takılabilir formatta taşınabilir bilgisayar,
otomotiv sektöründe üretim kontrolünde kullanılan, sensör yüzeyli
giyilebilen eldiven tarzında ekipmanlar bulunuyor.
TÜBİTAK NE DİYOR?
TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinatörü Hüseyin Güler,
projeile ilgili yaptığı açıklamada, giyilebilen bilgisayar projesinin
çokortaklı olmasına değinerek, Türk araştırmacıların da bu tür
projelerdeyer almasının önemini anlattı. AB Çerçeve Programları'nın
çıkış felsefesinin kamuoyunda sıkça dile getirildiği gibi fon sağlamak
olmadığını, birden fazla kuruluşun bir araya gelerek rekabet
öncesiortak teknolojiler geliştirme ortamı sağlamak olduğunu söyleyen
Güler, şunları kaydetti:
"Bugün de dünyada teknoloji ve yeniliğin öncüsü olan şirketlerin on
yılöncesine göre daha yaygın bir şekilde bir araya gelerek Ar-Ge'ye
dayalı iş birlikleri oluşturduklarını, ortak araştırma platformları
kurduklarını gözlemliyoruz. AB Çerçeve programları 3-5 yıl sonrasının
teknolojilerinin geliştirildiği iş birliklerini destekliyor,
katılımcılarına teknolojik iş birliği konsorsiyumlarına giriş hakkı
tanıyor ve onları dünyanın önemli Ar-Ge oyuncularıyla buluşturuyor.
Comments (0) | Add Comment | More
Türk Patent Enstitüsü (TPE) de dünyanın en prestijli fuarlarından olan
IENA 2007'ye katılım sağlayarak 3 Türk buluşunun küresel pazarlara
tanıtımını temin etti.
TPE standında tanıtılan üç Türk buluşundan biri olan ''Devrilmeyen
Merdiven Sistemi (Urfa Merdiveni)'' buluşuyla, serbest kategoride Murat
Nural altın madalya aldı.
Yüksek yerlere tırmanmayı ve yukarıda kalarak çalışmayı kolaylaştırmak
amacıyla geliştirilen sistemin özelliği; merdivenin dikey olarak
yükselebilmesi. Oynar ayakları sayesinde düz olmayan toprak gibi
yüzeylerde kolay kullanım imkanı bulunan merdiven dikey olarak
durabildiği için bir başkasının tutmasına ya da bir yüzeye
dayandırılmasına gerek kalmıyor.
Törende, ''Yüksek Güçlü Lazer" buluşuyla yine serbest kategoride Ersin
Doğan, gümüş madalyaya layık görüldü. Bu buluş, gerek demir çelik
hassas kesimi gibi endüstriyel alanlarda, gerek cerrahi ameliyatlar tüy
dökümü ve dövme sökme gibi tıbbi uygulamalarda, gerekse savunma
sanayinde mesafe ölçümü güdüm sistemleri için işaretleyici olarak
kullanılabiliyor.
''Seramik Filtre Üretim Yöntemi'' buluşu ise kolej ve üniversite kategorisinde Gürcan Gürses'e gümüş madalya kazandırdı.
Söz konusu yöntemle basınca ve ısıl şoklara dayanıklı çevreye dost ve
ekonomik olarak üretilebilinen köpüksüz seramik filtre üretiliyor.
Comments (0) | Add Comment | More
1 2 3
Sponsor
Latest Entries
Kanımızın Yermemesi Kanımıza Dokunuyor!Kan Bağışı Yapabilir miyim?
Mutluluğun Formülü 40 Ayette Saklı
youtube videolarında adsende görmeye hazır olun
video paylaşım sitelerinden para kazan
Popular Articles
Kan Bağışı Yapabilir miyim?LG, plazmada kontrast rekor kırdı
YENİ WİNDOWS GELİYOR...
video paylaşım sitelerinden para kazan
youtube videolarında adsende görmeye hazır olun
Latest Comments
yusuf: arkadaş facebook neden engell...Search









